16 Mayıs 2017 Salı

Rüyalar, kazalar ve cinnetler

Bu kadar sinirliyken yazmamak gerek aslında. Hatta hiçbirşey yapmamak gerek belki ama başka nasıl sakinleşebilirim bilmiyorum. Bildiğim diğer yol salya sümük uzun uzun ağlamak, onu da yavruyla yapmak mümkün değil.

                                  Bu yazıya bi "çığlık" yakışırdı ancak...

Yavrunun son bir aydır bana yapışmış vaziyette olmasını doğum günü sonrası geçirdiği hastalığa bağlamıştım. Düzelir dedim ama daha da arttı, tamam olabilir 1 yaş dönemiyle birlikte böyle şeyler oluyormuş diye düşündüm, bak dedim iştahı da düzelmedi ama okuduklarım da bu yöndeydi, uyku olayı desen o da tam rayına oturmadı o zamandan beri ama bu da olabilirmiş, "geçici geçici bunlar, hadi bakalım asma suratını" dedim kendi sırtımı sıvazladım, idare ettim haftalardır. Bugün sabah aşıya gideceğiz, üstüme bir tişört geçirecek fırsatı bile vermiyor, babasına gitmiyor, o da geç kaldım işe diye 100. kez söylenip beni bunaltıyor. Kızdım yavruya, sonra da kocaya kızdım tabii sonra da için için kendime kızdım. Evden çıktık ama arabaya binmesi var...

Oto koltuğunda oturma olayı zaten doğduğu günden beri kriz! 9 aylık olur olmaz gittim en güvenli, en konforlu, en yüksek ( belki böylece etrafı daha iyi görür de ağlamadan biraz daha uzun oturur diye) oto koltuğuna dünyanın parasını bayıldım geldim. Sonuç? Bi' moka yaramadı. Canı isterse belki biraz duruyor istemezse ortalığı yıkıyor, içi çıkana kadar ağlıyor. Mesela dün; o kadar çok ağladı ki yine kusacak hale geldi ve arabayla 10 dakikalık yolda kendini oradan kaldırttı, memeye yerleşti ve tık diye uyudu! Halbuki uyku saatine daha vardı... Çok ağlarsan seni oradan alırız diye öğretmiş olduk ona mı üzüleyim, madem alacaktık niye o kadar ağlattık yavruyu ona mı üzüleyim bilemedim...

Bugün sabah da aynı şey, daha koltuğa koyarken ciyak ciyak bağırmaya başladı. Bahçeden çıktık hala bagrış çağrış içindeyiz, koca da niye bilmem köşeden dönmek yerine geriye aldı bir anda arabayı ve güümmmmm! Aklım başımdan gitti. Anlamadım bir an için, kaldırıma mı çıktık ne oldu! Arkamızda araba varmış meğer, gelmiş arkamıza kadar yanaşmış, biz de bir güzel çarptık adama. Yavru kucağımda kalakaldım inemedim bile arabadan. Korktuğum başıma gelmişti işte, yavru kucağımdayken bir çarpışma! Neyseki ciddi birşey yokmuş adamda, bizim araba hafif hasarlı, hareket ettik az sonra. O sinirle nasıl kaptığım gibi koltuğuna oturttum yavruyu bilmiyorum. Bir taraftan da kükreyerek bağırıyorum hem de ağlamak üzereyim, "bundan sonra herkes koltuğuna oturacak, sesini çıkarmayacaksın, herkes yerinde oturacak bir daha bağırdığını duymak istemiyorum" diye... Öyle korktu ki o halimden, ağlamadı bile, sessizce oturdu, kemerini bağladım kıpırdamadan bekledi. Dönüşte aşı olduğu halde hiç ikiletmedi, mızırdanmadan oturdu yine.

Tabii benim şuan içim parçalanıyor. Kağıt kesiği misali, görünmez ama çok feci bir acı var kalbimin olduğu yerde... Çok kötü davrandım çocuğa... Üstelik çok çok korktum. Gece bir rüya görmüştüm, dişlerimi çekiyorlardı. Ne zaman bu rüyayı görsem kötü birşey olur. Zaten sabahki gerginliğimin, daha evden çıkmadan daralmamın bir sebebi de buydu. Aklıma geldikçe elim ayağım titriyor, ya sert çarpsaydık ya tutamasaydım kucağımda? Bu oto koltuğu meselesi yüzünden yaşadığımız sinir krizlerinin nedeni hep bu korkuydu işte. Şimdiye kadar 10 kere bağırdıysam ona 7 tanesi arabadadır herhalde! Gerisi de kesin uyku yüzündendir. Diğer tüm huysuzlukları sakince karşılayacak sabrı buldum ama bu konuyu çözemiyorum. Konu güvenlik ne yapayım korkmuştum diye kendimi savunmak istiyorum ama o kadar ürkütücüydüm ki o an, eminim buna, kendime kızıyorum elimde olmadan. Keşke daha sakin olsaydım. Kalbim sızlıyor. Daha da kötüsü tüm gün içimdeki sıkıntı ve sinir geçmedi ne yapsam geçmedi. Akşama kadar bunlardan kurtulamadığım için de üzülüyorum.

Çok üzülüyorum yani o kadar...
Geçmiyor.




2 yorum:

  1. Ah canım mızmız ya :(
    Öncelikle böyle tepkisel bağırmalar seni kötü anne yapmaz, insan yapar.
    Çocuklar davranışı kopyalar onu model alır diyoruz ya hani; bu öyle sanıldığı kadar kolay değil. Nasıl ki olumlu bir davranışı göstermelik yapınca; mesela "bak şekerim ben oturdum Kemer'imi taktım uslu uslu gidiyorum sen de öyle yap beni rol model al" diyince çocuk "piki ınnicim" demiyorsa :))) bağırdığın Zaman da senden agresyonu hırçınlığı kopyalayacak değil! Ve ya bağırdığın için çok üzülüp travma yaşayacak değil. Uzun süreler tekrarlanıp hakim tutum haline gelirse olumlu ve ya olumsuz davranış ancak o zaman pekişir. Kısacası = kırk yılın başı tırlatmalardan bi bok olmaz, boşuna vicdan yapma ;)
    Ya da mesela sürekli bağıran çağıran, şiddet ve agresif tutum sergileyen ailelere bak; onlar da yavrusunu arada öpüp seviyor, şefkat gösteriyor. Ama o vakit de çocuk "tamam annem beni bir kere öptü Demek ki barışçıl sakin anlayışlı bir insan olmayı öğreneyim ondan" demiyor... Hakim atmosfere, hakim tutuma bak sen!

    İkincisi çok geçmiş olsun, bu kadarla atlatmışsınız Allah korumuş! Araba koltuğunu asla ihmal etme.. Ağlasa da bağırsa da oturt, yapacak birşey yok... Yani şehir içi trafiği, Nasıl olsa yavaş gidiyoruz, eşim iyi şofördür vs vs deme! Kamu spotu yapıp da darlamayayım şimdi sen zaten biliyorsun ama riskli ne diyeyim... Alma o riski.

    Öyle aman aman bir tavsiye olmayacak belki ama, yiyecek içecek vermeyi denedin mi? Küçük bir kaba sandviç, galeta, dilimlenmiş meyve sebze, kuru üzüm, artık ne seviyorsa öyle bir yolluk versen eline? Bizimkiler onunla baya oyalanıyordu arabada. Hatta çok zorlanırsan 10-15 dk telefondan çocuk şarkısı klibi falan açıver! Merak etme ekran bağımlısı olmaz bebe. Çünkü onun orada ciyak ciyak ağlaması şöförün de dikkatini dağıtıyor. Aman ağlamasın da varsın ekran yüzünden beyin gelişimi 10 dakikalık sekteye uğrayıversin :P
    Üzülme cancağızım ya, kıyamam. On numara anasın!

    YanıtlaSil
  2. Sondan baslayim Basak, en eglenceli kismi o :) çünkü yavruyu yiyecekle oyalamaya calismaktan o oto koltugu baska bi renk oldu ben sana oyle söyleyim. Kirintilari bosver, lekeleri yalasa 3 tane yavru kopek doyururuz herhalde:) arabada da favorimiz baris manco hapsu sarkisi. Pepe yfalan yuz vermeyen yavru en azindan sarki bitene kadar oylanaiyor. Ama hepsi bu...

    Koltugu da 1 kere ihmal ettik, ertesi gun hic oturmak istemedi al iste daha kapidan ciktik kaza yaptik. Yine Allah korudu... Yine aglasa da catlasa da oturmalara devam. Ünlü bir anne sozunde oldugu gibi: ben ömür boyu aglayacagima sen simdi biraz agla yavrum diyecegim her zamanki gibi.

    Travma olayini da epeydir astim... Eneeemmm bebem travmalara geldi diye dusunmekten beynim zedelenmisti bir zamanlar artik cok geride kaldi. Sadece ilk kez o kadar buyuk bir tepki verdim ve benim tum korkum ona yansidi diye uzuldum. Bu da ana yuregi kapsaminda galiba...

    YanıtlaSil

Selam iki yaş (krizi)! Biz geliyoruz...

İki yaş krizine adım adım yaklaşırken yine kendimi okumalara verdim… Fakat bünye artık ebeveynlik kitabı kaldırmaz olduğu için, daha çok de...