Tarihe not etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarihe not etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2018 Salı

Tarihe not - memede süt bitmiş !


Bence tarihe not başlığını sonuna kadar hak ediyor bu konu! Yavru pazar günü itibariyle memeyi bıraktı!

Tüm sürecin 3-4 gün sürmüş olmasına inanamıyorum ama bitti galiba artık!

Aslında işe başlayalı aylar olduğu ve gece emzirmesini bırakalı hatırı sayılır bir süre geçtiği için aşamalandırmanın yeterli olmasını umuyordum. O yüzden ilk önce iş dönüşü yakama yapışmasını önlemeye çalıştım. Havaların bir anda iyileşmesi işime yaradı, zaten saatlerdir dışarıda olan yavru beni bahçede karşıladı biraz daha oynadık, yukarı çıkıp hemen yemek yedik, biraz daha oyun, banyo derken... Uyku vakti geldi, meme ve uyku. Rutini bozmadık. Adım adım gittik.

En büyük kıyamet sabah uyandığında ve hayır oğlum memede süt bitmiş dediğimde koptu. Hüngür hüngür ağlamaya başladı! İçim ezildi resmen ama sakin kaldım ve çizgi film rüşveti ile sorunu o anlık çözdüm. Sonraki gün sabah ağlamadı sadece huysuzluk etti bir süre...

Hafta sonu gelince öğlen uykusundan önce yine istedi ama o kadar yorulmuştu ki parkta, mızmızlanıp uyuyakaldı. Derken pazar gün akşama kadar uyku öncesi tek bir meme seansı ile geldik. İki üç gün daha böyle devam edip son seansı da kesmeyi planlıyordum ama baktım ki pijamaları giydikten sonra üstüme atlamadı, bana bir deli cesareti geldi. Haydi uykuya oğlum dedim ve beklediğim soru geldi; "meme?" .

Karanlıkta önce su içirdim ve sonra tekerleme gibi tekrarlayıp durduğum cümleyi söyledim en tatlı sesimle " sen artık meme emmiyorsun oğlum... Memede süt bitmiş, hiç kalmamış. Meme yorulmuş. Artık büyüdün, ihtiyacın yok!" . O da benimle birlikte tekrarladı, mızırdandı, sonra sakinleşti, sonra ağlamaklı oldu, sonra ninni istedi, sonra ısrar etti ve en sonunda sakince uyudu!

Ben de o uyuyunca içeri geçip içimi çeke çeke ağladım!

Acaba onu bu süreçte üzdüm mü diye düşünüp ağladım önce... Ama içten içe ağlamamın nedeninin bu olmadığını biliyordum. Beklediğime kıyasla çok çabuk ve çok kolay bitmişti bu süreç, şaşkındım. En önemlisi de benim süt kuzusunun aslında kocaman olduğunu bir kez daha anlamam beni duygulandırmıştı.

Son aylarda artık yeteeerrrr diye gezmeme rağmen böyle etkilenmem de anneliğin tuhaf şakalarından biri olsa gerek.

Bu da tarihe not olarak burada dursun, 15 nisanda 2 yaş 1 haftalıkken yavru memeyi bıraktı.

9 Ekim 2017 Pazartesi

Tarihe not- uyku

Çok şükür yerel ve ulusal basına " Ankara sokaklarında şıkıdım şıkıdım gezen deli anne" şeklinde yansımadan hafta sonu sona erdi.

Yavru 18 aylık olmasına saatler kala, bir buçuk yıllık ömrünün ilk KESİNTİSİZ gece uykusunu uyudu çünkü!

Anlamayanlar için açıklayayım; gece yattı sabah kalktı.

Gece 198675321 kez uyanmadı, "memeeeeeaaa" diye çığlık atıp tepinmedi hatta tatlı tatlı"anne anne annneee" diye beni çağırmadı...

Bir kaç saat uyuyup sonra gecenin kör vakti ayağa dikilerek beni sinir hastası da etmedi.

Uyudu ve sabah uyandı.

Bir buçuk yıldan sonra kesintisiz 7 saat uyudum ben de... Kesintili olarak bile 7 saati bulmayalı aylaaaar olmuştu. Pazar günü nasıl mutluydum anlatacak sözcük yok.

Tarih; 2017 Ekim ayı, 7'yi 8'ine bağlayan gece! Bu da burada dursun, her yıl kutlayacağım galiba...




Not; Allahım, konuyu biliyosun, amin...


24 Temmuz 2017 Pazartesi

Tarihe not- Anne-2

Taslakta yazılar bekleyedursun, bu not burada yerini alsın...

15. ayının ikinci yarısında yavru tam bir "anne"ci oldu. Tepeme tırmanışlar, memeee diye kıvranışlar değil kastım... Ne hikmetse genelde oyuna daldığında ya da ağladığında söylediği "anne"yi bu ara durmadan tekrarlıyor. Bu kez resmen sesleniyor ama, "anne" deyip yüzüme bakıyor cevap vermem için, benden ses gelince başlıyor konuşmaya kendi dilinde. Odadan çıksam ardımdan sesleniyor ağlamıyor hemen. İlgisini çeken bir şey görünce "anne!" diye bağırıyor, benim de gördüğüme ve en az onun kadar şaşırdığıma ikna olana kadar tekrarlıyor :) Büyük çocuklar yapar ya, bir şey isteyeceği zaman önce "anne" diyor. Bazen öylesine söylüyor, şarkı gibi, dünyanın en güzel şarkısı gibi...

Kalbimi kanatlandırıyor.

30 Mart 2017 Perşembe

Tarihe not- "anne"

Annee-hhmmm diye bağırıyor oto koltuğuna gömülmüş küçük bedenini öne eğerek. O küçük gövdeye göre büyük kalan tombul ellerini de bana doğru uzatmış. Suratında yine o yamuk gülümsemesi var tabii, koca sesi ile bir daha sesleniyor "anneee-hhhmmm". Ben de "annem!" diye cırlıyorum tabii, aylardır bir şekilde anne demiş olmasına rağmen ilk kez bu kadar net söylüyor çünkü... Üstelik gözlerini yüzüme dikmiş bana uzanmış bir şekilde söylüyor. Ben daha yüksek sesle cevap verince o da sesini yükseltiyor. Kaç kez karşılıklı tekrar ettik bilmiyorum.

İçimde bir şeyler çağlıyor; dünyanın tüm ırmakları içimde akıyor, birleşip bir şelaleden kalbime dökülüyor. Bedenim bu kadar sarsılmayı kaldıramaz ruh ne güzel diye geçiyor aklımdan. Ruhum tazeleniyor, kuş gibiyim, su gibiyim, bulutlar gibi yağmurlar gibiyim. Ben daha önce hiç mutlu olmamışım desem nankörlük olur, peki bu ne? Allahım, teşekkür ederim...

Öcü!

İnsanların neden birbirine “öcü” gibi baktığını anlamakta zorlanıyorum. Ben de sıradan bir insan olarak bazı şeylere şaşırmaya, tanıma...