13 Ocak 2018 Cumartesi

Bu haftadan kalanlar-1


Yazdıklarım türlü gibi, ortaya karışık gibi bir şey oldu :)
Bu uyarıdan sonra haftanın türlüsüne (raporuna) anlı şanlı bir salaklığımla başlamak istiyorum...
"Böyle memur memur ne olacağız ki, ne uzar ne kısalırız, bir yerlerden ek iş falan çıksa da devasa bir konut kredisi çekip ev alsak ve ömrümüzün yarısını borca bağlasak" diye gezinip duruyoruz, malum… İşte o ek iş fırsatı geldi; bir arkadaşım dış uzman başvuruları var dedi sağolsun, kabul edilip edilmeyeceğim belli değil ama proje tecrübemi düşününce olur bu iş diye kalbim pırpır etmişti. Neyse milyon soruluk formu doldurdum, kurumdan yazı aldım, evrakları imzaladım, taradım, sisteme ekledim… Amaaaa sisteme “submit” etmemişim. Ay kendimi nereden atayım! Zaten bir abukluk olduğunu anladım ama pazartesiye kadar vakti var, arkadaşa sorarım dedim. Başvuru pazar gün bitiyormuş meğer! Ayın 7’si pazarmış (takvime bakmayı bilmeyen insan)! Bu fırsat da moku mokuna kaçtı mı… galiba deliriciiiiim!                                         -    -    -    -    -    -    -    -    -    -    -   
Bu ara modum düşük, özellikle Pazar gün (evet zaten varmış Pazar gününde bi’şey!) her şeye kızmak ve ağlamak istiyordum. Tabii ki özellikle de kocama... Galiba dediği doğru, “empatik sünger” bir balık burcu olarak, yakın çevremde gerçekleşen her şeyden etkileniyorum. Bir yakın arkadaşım boşandı, bir yakın arkadaşım -hatta karı-koca yakın arkadaşım-  bir çıkmaza doğru yuvarlanıyorlar, Ankara’daki tek yakınım olan kuzenim (aslında annemin kuzeni ama biz öyleymiş gibi büyüdük) ve çok sevdiğim eşi resmen depresyondalar; o kadar depresif bir haldeler ki ne birbirlerinin ne de çocuklarının durumunu net göremiyorlar… Ben de kısa sürede yoğun şekilde maruz kaldığım bu olumsuz duygu yüklemeleriyle baş etmekte zorlandım galiba. Zaten yavru doğduktan sonra kocamla ilişkimizin bazı yerlerde fazla gerildiğini fark ediyorum, bunu oturup konuştuk zaman zaman. Çoğu şey kendiliğinden normale dönmeye başladı (çünkü ben artık insan gibi uyuyabiliyorum, ay ben kötü bir anneyim evhamlarımdan olabildiğince arındım ve işte çocukla olması “mümkün olan” sosyal yaşantımıza tekrar dönmeye başladık, dolayısıyla gerilimizi azaldı) ve korkulacak bir durum yok. Ama elbette ben korkuyorum! Hem bu yakınımda olan bitenlerden etkileniyorum hem de normalde evin neşe potansiyelini yüksek tutan kocamın bu ara nedenini bilemediğimiz üzgün-sinirli hallerine bozuluyor, hatta kişiselleştiriyorum. Galiba biraz zamana bırakmak gerekiyor…
-    -    -    -    -    -    -    -    -    -    -    -    -   
Şükür defteri yazmaya başladım. "Artık instagramda bir şeyler okumak bile istemiyorum……." diye söylendim önceki yazımda ama kabul etmek gerek, bana böyle olumlu bir katkısı da oldu. Beğendiğim birkaç sayfada şükür defterinden bahsedildiğini görünce neden olmasın dedim. Zaten çok şükreden bir insanım, hem içimden hem dışımdan sürekli zikrederim beni mutlu eden şeyleri… Yine de bunları büyük küçük demeden toparlayıp yazmak çok iyi geldi. Dev olaylar olmasını beklemiyorum yazmak için; “çok şükür ki işten erken çıkmak istediğim günler kullanacak bir arabamız var” diye yazdım geçen gün. Çünkü bazen eve sadece 15 dakika erken varmak için cebimdeki son paraya kadar verebilirim gibi geliyor, o derece bunalıyorum. İşte o 15 dakika ve onu bana kazandıran araba benim için gerçek bir şükür sebebi. Bir güzelliği daha var bunları yazmanın; akşam şükür defterine yazacaklarımı gün içinde zihnimde biriktirmeye çalışıyorum ve içim kıpır kıpır oluyor. Faydalarını biraz daha abartıp şunu da söyleyebilirim, bu aralar bozulan uykularımın birkaç gündür yeniden düzelmesini bile buna bağladım, çünkü uyumadan önce deftere yazdığım her şey yüzümü güldürüyor, gevşiyorum.  Umarım böyle devam ederim. 
100 sayfaya falan ulaşmadan bu haftayı burada bitiriyorum.

3 yorum:

  1. Ay merhaba balık burcu kızkardeşliği, merhaba bütün empatik süngerler!
    Bak şükür defteri yazıyormuşsun, çelıncın ilk sorusuna cevap çıkmış bile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay bi coştum şu an balik selamini alinca.Bütün balıklar toplanıp dünyayı kurtaralım diyeceğim ama kurtaramayiz topluca oturup sizlaniriz biliyorsun:)
      Ayrica aynen oyle, ilk soruyu hallettim bile

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil

5) Sadece özledim

Bugünün sorusu beni biraz gülümsetti, çünkü konu özlemek olunca çocukluğum çıkageldi. 5 soru;  her zaman ve bazen özlediğin iki şey nedir...