13 Aralık 2017 Çarşamba

Selam iki yaş (krizi)! Biz geliyoruz...

İki yaş krizine adım adım yaklaşırken yine kendimi okumalara verdim… Fakat bünye artık ebeveynlik kitabı kaldırmaz olduğu için, daha çok deneme-yamulma metoduyla işlenerek işe yararlığı kesinleşmiş bilgilere ulaşmak istedim. Birkaç güzel makale okudum, krizin ortasında fırtınada kalmış gemi gibi sallanan bir yakın arkadaşla konuştum, Öğrenen annenin eski postlarından faydalandım.
En sonunda çok da “şey etmemeye” karar verdim. Tabii böyle diyorum ama arada şu durum yine de kaçınılmaz:
Çünkü her bir gelişimsel dönemi dibine kadar yaşayarak geldik şu 20. aya… Uyku konusunda beni canımdan bezdirmiş olsa da (ay yok mecaz falan değil, bezdim zaman zaman), “zor” tabir ettiğimiz bir çocuk değil benim yavru. Evet, başkalarının görüp “vay, anası babası buna nasıl tahammül ediyor yaa” diyeceği şeyleri mutlaka vardır, fakat düşe kalka kendimizce bir düzen, bir konforlu hayat rutini oluşturduk ilişkimizde. Şimdi kendi kendime diyorum ki; gelişiminin normal seyrinde bazı krizler, fırtınalar ve bir takım tatlış hareketler olmaya devam edecek. İki yaş krizi de bunlardan biri. Zaten karakter olarak kafaya taktığını takan, yapana-yaptırana kadar pes etmek nedir bilmeyen yavru, “ulan ben anamdan ayrı bir varlığım, baksana baya baya yaptırımım da var gibi, ben şunları (zavallı ebeveynlerimi) bir deneyim bakalım” moduna girmeye başladı.
Hayırlı olsun.
Bu krizler artıp da, “uykusuz günlerim iyi günlerimmiş, vay benim dertli başım şimdi ne yapayım” diye ağıt yakarsam diye tırsmıyor değilim. O uykusuzluk ve gerginlik unutulur mu diyeceğim ama insanoğlu bir garip. 6-7 hafta önce gece emzirmesini kestiğimden beri, 1 kez kalkar, hatta bazen hiç kalkmaz oldu ve ben gece 25373849 uyandığı zamanları flu hatırlıyorum. Garip demiştim, di’mi?
Neyse işte, böyle böyle ruhsal hazırlıklar yapmaya çalışıyorum kendimce.
Okuduğum makalelerden 3 sayfa çeviri yaptım kocama (evet manyağım), çünkü aynı dili konuşmazsak bazı şeylerin yokuş aşağı gideceğini düşünüyorum. O da benimle aynı yerden baksın…
Bir de, çok beğenip büyükçe bir kağıda yazdığım şu paragrafın, bu dönemi atlatmakta bir başka kapıyı açacağına inanıyorum. Burada yazanları göz önünde bulundurursam, tüm o ağlamalar ve diretmeleri, anlaşılmaz gelen halleri daha iyi tolere edebilirim gibi geliyor.
“Anne olduğumdan beri öğrendiğim en derin derslerden biri; bebeklerimizi “görme biçimimiz” in kendi kendini gerçekleştiren bir kehanet olduğu... Davranışları bu inançları teyit edecek şekilde olduğundan onların çaresiz ve muhtaç (hoş olsa da) yaratıklar olduğuna inanıyoruz. Hâlbuki bebeklerimizi; hayata katılmaya hazır, yetenekli, akıllı, duyarlı, onlarla iletişim kurma çabalarımızı anlayan ve cevap veren insanlar olarak gördüğümüzde, bunların hepsinin gerçek olduğunun farkına varıyoruz.”
O büyümeye çalışan minik bir insan.
Her şeyiyle tam, sadece bazı şeylere muktedir değil. Onu anlamalı ve krizli anların harikuladeliğine gölge düşürmesine göz yummamalıyım.
Çok küçük geliyor hala bana, ama büyümesine, büyürken de biraz acı çekip/çektirmesine izin vermeliyim.
Umarım bu sürecin sonunda onun dönüştüğü “çocuk”la ve kendimle gurur duyarım.

8 yorum:

  1. Ouu ! Gel 2 yaş geeel.
    Kim ki çocuu 2 yaşa yaklaşsa ve aileler bu 2 yaş krizine elinde boks eldivenleriyle hazırlıklı olsa, kolaycacık atlatılıyor.
    Çünkü 2 yaş krizi hazırlıksız olana vuruyor. İnan bak. Bizim gibi 2 yaş krizi fırtınasının önceden farkında olan ve tırım tırım tırsan ebeveynler, 'haa tamam ya çok da şey değilmiş' diyip rahatlıyor. Nasıl korkutulduysak.

    Bizim aramız bebeyle iyiydi de, beygille çok tartışıyorduk ufff. Onu atlattıktan sonra gerisi nanay.

    Siz halledersiniz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kocamin tavri yavrunun kendini kaybetmis hallerini girunce1 gulmek ( daha cok pekiştiriyor) ya da tepki vermek _yine daha cok pekiştiriyor) seklinde. O yüzden baktim ki biz birbirimize gireceğiz kendimi makale cevirirken buldum😂😂😂 umarim ise yarar ve umarim dedigin gibi olur duygusal hazirliklarim yavruyla ikimiz arasinda da ise yarar... Cesaretlendirdin beni, öperim ❤

      Sil
  2. Yaşarken eminim çoooook kereler ciğerim solmuş, çok ağlanmışımdır da; geriye dönüp bakınca bizimkiler de çok ağır geçmedi diye hatırlıyorum.

    Ya aslında 2 yaşın olayı şu bence. Zamansal olarak ananın artık aşırı darlanıp bunaldığı döneme denk geliyor bu 2 yaş sınırı. Bi nevi artık sabrın sınırı...

    Uykusuydu, emzirmesiydi, hala insani şartlarda yaşam alanı bulamamasıydı derken “eeeeh ulan yeter büyü amk” sendromu yaşıyoruz aslında biz de :) bebek desen değil! Kucağında taşıyamıyorsun, yattığı yerden kaldıramıyorsun, böğrüne tekmeyi yedin mi canın acıyor :) çocuk desen değil! Adam akıllı uzun cümle kuramıyor, derdini anlatamıyor, laftan anlamıyor. Ara bi dönem işte!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahahahha cok güldüm ve ardindan aglayasim geldi. Cunku gercekten o sinirda gezindigim dogru.. Hele ki koca kafasini suratima yapistirmak suretiyle sevgisini! belli ettigi vakitler... Mesela o yarim cumleler de ilk duyuldugunda asiri sevimli, sinirden morarmis halde 50. Kez tekrar ettiginde ve sen hala anlamadiginda korkunclu 😁
      Ay ne diyelim... Ne diyelim cidden. Basa gelen cekilir deyip kacayim:) öptüm

      Sil
  3. Bizlerin "tirabil tuu" donemi nasildi merak ediyorum? Analar nasil basa ciktilar, bilmeden. Yoksa terlik ligi ile o donemlerde mi tanismaya basladik?
    Ulan dusununce en kolayi yenidoganmis gibi geliyor. Bebek dedigin ne tuhaf bi r canli...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sordum, dönem monem hatirlamiyor annem :)))
      Aslinda bir taraftan evet, en kolay donem minik donemleri. Temel ihtiyaclarini karsilayip kafan rahat takilabilirsin- kolik gaz ve huysuzluk yoksa... Yine de ben 2 yas krizi 4 yas bilmem nesine ragmen, büyümüş yavru tercih ederim. Cunku iletisim var, kelime var, mimik var. Yalan degil yurumeye ve konusmaya baslayinca ben cok rahatladim..

      Sil
  4. <3 Büyüyor.. Allah sabır versin ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de coook hizli, hem de her gün! ❤ aminnn ;)

      Sil

Öcü!

İnsanların neden birbirine “öcü” gibi baktığını anlamakta zorlanıyorum. Ben de sıradan bir insan olarak bazı şeylere şaşırmaya, tanıma...