13 Şubat 2018 Salı

Challenge geldi haaaaanım! - Haftanın olayı

Haftanın en güzel olayı neydi (bknz: Challenge 6. Soru) diye düşünürken, aklıma sadece yavrunun türlü sevimliliklerinin gelmesi acaba neyin göstergesi?
  1. Tam Türk tipi bir ana olduğumun
  2. Mok gibi bir hafta geçirdiğimin
  3. En güzel olay deyince cidden büyük bir şey olması gerekliymiş gibi bir beklentiye girmiş olmamın
  4. Yakın geçmişe ilişkin hafızamın giderek zayıflamasının.
  5. Hepsinin

Oyumu hepsi yönünde kullanıyorum.

Yeni bir kayıt haftası daha başladı. Sürüm sürüm sürünen doktoram ve tabii ki ben, yine  bir aşk-nefret ilişkisi içindeymişçesine savruluyoruz. Bir an geliyor kesin bitirmeliyim diyor, bir an geliyor o kadar stres ve gerginliğin sonucuna asla değmeyecek diye düşünüyorum. Danışman hocamla olan fasıl zaten bambaşka… Adamı bir kaşık suda boğabilirim, bir damla suda da boğabilirim, her türlü boğabilirim! Fakat bütün yollar danışmana çıkıyor. O telefon edildiğinde “Merhaba Hocam, nasılsınız?” diye neşeli bir cırlama yapmak mecburi… ki bu adam son yazdığım sitemli e-postama cevap verme gereği bile duymadı! O bir “büyük küçük dinlemem, tüm dağları ben yarattım!” egosu, o bir “HAYIR!”ile başlayan suçlayıcı cümleler uzmanı, o bir “o kadar kendimden eminim ki karşıdakini kendinden şüpheye düşürürüm” insanı.

Ben de tavşanım işte.

Neyse, durum bu.  

İşin içinden çıkamayınca bir bilene danışmak gerek dedim ve Bakanlığa danışman olarak gelen, farklı bir üniversiteden aynı ana bilim dalında Profesör olan bir hocaya akıl danıştım. Durumu kabaca anlattım. Süreç niye bu kadar uzadı, danışmanıma neden kırgınım ve kafam yapıp yapamayacağım konusunda neden karışık açıkladım. Dinledi ve bazı sorular sordu, en sonunda söylediği; “…yapabileceğini düşünüyorum. Seçtiğin konuda sıfır değilsin, konuyu zaten biliyorsun, üstüne koyacaksın. Çok üzülmüş ve büyütmüşsün, motivasyonunu haklı olarak kaybetmişsin ama kısa fakat düzenli sürelerle çalışırsan bitirebilirsin” oldu.

Bu haftanın en güzel olayı buydu.

Yaparım yapmam bilmiyorum; daha enstitü ile çözmem gereken sorunlar, danışmanımla yapmam gereken konuşmalar var. Fakat bunu duymak bana çok iyi geldi. Hocanın bana “evde çalışamazsın değil mi?” diye anlayarak sorması bile yeterliydi. Allahım, sadece ben mi böyleyim bilmiyorum ama anlaşılmış olmak ne kadar - ne kadaaaar rahatlatıcı bir şey!

Şu an gerçekten ne yapacağımı bilmiyorum, ama kendimi gerçekten çok hırpaladığımı anlamış bulunuyorum. Bu konunun öyle ya da böyle artık çözülmesini ve şu gönül sıkıntısından kurtulmayı diliyorum. Bu sefer bir nokta-ya da virgül koymalıyım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bugün kendimi affettim...

Kendimi affetmekle, hoş görmekle, “tamam be o kadar da şeeetme kendine” demekle ilgili sıkıntılarım var. Kişiliğimin hangi karanlık noktala...